3 Şubat 2016 Çarşamba

Ezogelin Çorbası

 


   Geçtiğimiz günlerde yörsan dan çok güzel bir paket elime ulaştı . Yörsan ürünlerini mutfağımda severek kullanıyorum . Tereyağı , yoğurdu ,sütü, peyniri hepsi harika çocuklarımın damak tadına çok uygun ...

    Bende ilk iş olarak çocukların en sevdiği  ezogelin çorbası yaptım .Tarifi annemden öğrendiğim gibi hazırladım .

Malzemeler :
                    2 fincan kırmzı mercimek
                    1 fincan bulgur
                    1 fincan pirinç
                    2 litre su
meyanesi :  
                     2  yemek kaşığı  YÖRSAN tereyağı
                     1 yemek kaşığı un
                     1 soğan
                     1 yemek kaşığı salça
                      tuz, kuru nane

                Mercimek ,bulgur ve pirinç bol suda yıkayıp süzelim .Çorba yapacağımız tencereye malzemeleri koyup 10 dakika haşlayalım.Meyanesi için tavaya tereyağını koyalım eridikten sonra unumuzu katalım kavuralım,soğanları küçük küçük doğrayıp ilave edelim bir dakika kavrulduktan sonra salçayı ekleyelim bir dakika kadar da onu kavuralım çorbamızdan 2 kepçe ilave edip salça ve unu açalım topaklanmaması için iyice karıştıralım ve çorbamıza tavadan meyaneyi ilave edelim. Tuzunu ve naneyi ilave edip 2 dakika kadar kaynatalım . AFİYET OLSUN...
                       

                   


Tarifin videosu  

                       

YÖRSAN instagram 
YÖRSAN  facebook 


                   

22 Kasım 2015 Pazar

Sınav Stresi

   
      Pedegog  Adem Güneş'in  bu yazısını  gözyaşları içinde okudum ....Çocuklarımızı eşimle  hayata karşı hazırlıklı yetiştirmeye çalışan kişileriz. Ama insanın tıkandığı noktalar oluyor hep !!!   Biz istemesekte içinde bulunduğumuz çark çoçuklarımızı sınavlardan geçiriyor.  


                25-26 Kasımda  gerçekleşecek olan teog sınavında  çoçuklarımıza başarılar dilerim .

           


     TEOG yaklaşırken Acı ama yazacağım…
Telefonda sesi titrek bir anne “Hocam, çaresizim. Allah rızası için yardım edin.” diye feryat etmişti. “Sorun nedir, ben size nasıl yardımcı olabilirim?” dediğimde, “8. sınıfa giden oğlum garip garip konuşmaya başladı, korkuyoruz.” Dedi. İçim ürperdi. “Buyurun gelin” diyerek görüşmeye davet ettim.
Dünyalar tatlısı bir genç, henüz 13-14 yaşında, ablası ile geldi. Üniversite öğrencisi ablası, “Kardeşime bir şey oldu, korkuyorum” dedi ve ağladı. “Ağlama, ben size yardımcı olmaya çalışacağım.” dedim. Genç kız odadan çıktı, kardeşi girdi. Tam karşımdaki sandalyeye oturdu. İçimde bir garip ürperti hissettim.
Bu bakışları tanıyordum. Ama yine de sordum: “Merhaba, benim adım Adem Güneş, tanışabilir miyim seninle?” Çocuk gözüme anlamsız anlamsız baktı ve “Beni neden suluyorsunuz?” dedi. İçimde bir şey koptuğunu hissettim. “Nasıl yani?” dedim… “Benim ziyaretime neden gelmedin sen!” dedi… Korktum! Hem de çok… “Adını öğrenebilir miyim canım? Nedir adın?” diye tekrar sordum. Cevap vermedi.
Çocuğun ablasını çağırdım. “İstersen kardeşini dışarıya alabilirsin. Biraz seninle konuşmak istiyorum.” Dedim. Çocuk dışarı çıktı. Genç kıza “Kardeşin ‘Beni neden suluyorsunuz?’ diye sordu. Bu ne demek?”
dedim. Genç kız elini yüzüne kapatarak ağlamaya başladı. “Kardeşim bir haftadır kendinin öldüğünü zannediyor. Mezarda çiçek sanıyor kendisini. Herkese böyle söylüyor.” Kanım dondu. Çok tatlıydı yüzü. Ne diyeceğimi bilemedim. “Peki, son zamanlarda neler yaşadı kardeşin?” diye sorduğumda içim cız etti… “Kardeşim TEOG denemelerinde bölge birincisi idi. Gece gündüz sınava hazırlanıyordu. Bir gece yanıma geldi, ‘abla korkuyorum’ dedi. Ben anlam veremedim önce. Sonra gözlerindeki korkuyu gördüm. Anneme haber verdim. Annem ‘Ne oldu oğlum?’ deyince ‘Beni neden suluyorsunuz?’ deyiverdi. Annem, ‘Oğlum ne diyorsun sen, ne sulaması!’ dese de anneme dönük ama boşluğa bakarak ‘Beni neden mezara koydunuz?’ deyince babam da uyandı, evin içinde bir garip korku oluştu. Annem hem ağlıyor hem dua ediyordu. Cin mi çarptı acaba diye düşündü annem önce, sonra korkuları iyice arttı. Babam belki uykusuzluk ve sınav kaygısından dolayı halüsinasyon gördüğünü düşündü, ‘Hadi yatalım, sabah ola hayır ola.’ dedi ama ben yatamadım…
Korku ile birkaç kez yanına gittim durdum. Sabaha karşı uyumuşum. Allah’ım bir rüya olsun gördüklerim diye sabahın ilk saatinde uyandırdım kardeşimi. Uyandığında yine o boş gözlerle baktı bana. Anlamsız bir-iki söz söyledi, benim sinirlerim iyice gerildiği için omuzundan tutup salladım, ‘Kendine gel ya, yapma, korkuyorum’ dedim ama sanki uyurgezer gibi idi, hiç etkilenmedi bile. Annemler yanımıza geldiler, annem ağlamaya başladı, babam şaşkındı.” “Doktora götürdünüz mü?” diye sordum. “Bir haftadır hastanelere gidiyoruz, psikiyatra gittik, ilaç aldık ama hiçbir şey değişmedi.” dedi. İçim çok yandı. Ne diyeceğimi şaşırdım. “Ben size yardımcı olamam ki…” diyebildim. Genç kız sordu: “Kendiliğinden geçer mi hocam, ne yapalım? Annem diyor,
‘Taşınalım İstanbul’dan. Memleketimize dönelim. Ben oğlumu okutmak falan istemiyorum. Kendim bakar büyütürüm.’ Önümüzdeki hafta da sınavı var, dershaneden öğretmenleri arıyor, onlara da bir şey diyemedik. Ne yapalım? Bize bir akıl verin n’olur!” Hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım. “Kardeşinizin akıl zembereği boşalmış galiba” diyemedim. “Annenizi dinleyin. Alın kardeşinizi gidin buralardan.” diyebildim. Vedalaştık… O çıktı, ben kaldım sandalyede tek başıma…
Durdum biraz… Gözlerimi tavana çevirdim… Düşündüm… Sonra kendime hâkim olamadım… Ellerimi yüzüme kapattım ve hıçkırıklarla ağlamaya başladım… Bu olayın üzerinden 2 yıl geçti. Bu genç delikanlı ne hâlde bilemiyorum. Aile Konya’ya gidecekti, gitti mi onu da bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var: Ülkemizdeki sınavlara yüklenen anlam, çocukların ruh sağlığını bozuyor. Yetkililer ne yapar bilemiyorum; ama sınav tarihi yaklaşırken koca koca çocukların altlarını ıslattıklarına, panik atak olduklarına, geceleri kâbus gördüklerine, kekelemeye başladıklarına şahit oldukça benim de psikolojim bozuluyor. Yakında TEOG var. Sözüm tesir eder mi size bilemiyorum ama bunaltmayın çocuğunuzu. Bırakın şu son haftalar dinlensin, kendine gelsin.
Sınav her şey demek değil. Zira bazı kayıplar, sınavı kaybetmekten daha acı verir insana…(Adem Güneş)
Kaynak: haberyenirota.com